top of page

EVLİLİK BİRLİĞİ SIRASINDA KULLANILAN KREDİLERDEN KAYNAKLI BORÇLAR BOŞANMADAN SONRAKİ KATILMA ALACAĞI (MAL PAYLAŞIMI) DAVASINDA TALEP EDİLEBİLİR Mİ?

  • 2 gün önce
  • 3 dakikada okunur

Yargıtay kararlarına göre, evlilik birliği içerisinde çekilen krediler ve yapılan ödemeler kural olarak edinilmiş mal rejimine tabidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2011/4244-2011/5212-18.10.2011 sayılı kararında, "çekilen kredilerden doğan borcun evlilik birliğinin ihtiyaçları için yüklenen borçlar olduğu ve edinilmiş mallara ait borç gibi işleme tabi olması gerektiği" belirtilmiştir. Aynı kararda, kredi kartı borçlarının da kural olarak aile birliği için yapıldığının kabulü gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/340-2024/948-15.02.2024 sayılı kararında ise "evlilik birliği içerisinde çekilen ve yine evlilik birliği içerisinde ödenen kredi ödemelerinin edinilmiş mal kapsamında olduğu" tespit edilmiştir. Ancak, kredinin evlilik birliği ihtiyaçları için kullanıldığının ispatlanamaması durumunda talep reddedilebilir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/6979-2023/5515-22.11.2023).

Bu kapsamda katılma alacağı davalarında evlilik birliği içinde çekilen kredilerin ve bu kredilerle edinilen malların tasfiyesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) hükümlerine göre gerçekleştirilir.

Bilindiği gibi TMK Madde 219 uyarınca "Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir."

TMK Madde 222 gereği "Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. ... Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir."

TMK Madde 225/2 uyarınca "Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer."

TMK Madde 230'a göre "Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç, edinilmiş mallara ilişkin sayılır." Artık değer ise TMK Madde 231 uyarınca edinilmiş malların toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır.

Mal rejiminin tasfiyesinde sorumluluk ve ödemelerin niteliği boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla değişmektedir. Boşanma davasının açılma tarihine kadar yapılan kredi ödemeleri edinilmiş maldan yapılan ödeme kabul edilir ve katılma alacağı hesabına dahil edilirken dava tarihinden sonraki yapılan ödemeler Kişisel maldan yapılan ödeme veya malın borcu kabul edilir.

Dönem

Hukuki Niteliği

Karar

Dava Tarihine Kadar Yapılan Ödemeler

Edinilmiş maldan yapılan ödeme kabul edilir ve katılma alacağı hesabına dahil edilir.

"konutun edinilmesine ilişkin çekilen konut kredisinin başlangıç tarihinden, boşanma davasının dava tarihine kadar yapılan ödemelerinin de, açılan dava yönü ile edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacağı da değerlendirilerek" (Yargıtay 2. HD-2022/9740-2024/698-08.02.2024)

Dava Tarihinden Sonraki Ödemeler

Kişisel maldan yapılan ödeme veya malın borcu kabul edilir.

"taşınmazın edinilmesi sırasında kullanılan kredinin mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihinden önce ödenen taksitlerinin edinilmiş mal, bu tarihten sonra ödenen taksitlerinin ise davalının kişisel malı olduğunun gözetilmesi" (Yargıtay 8. HD-2016/21658-2019/656-22.01.2019)

 

Diğer yandan Yargıtay, kredi ile alınan malların tasfiyesinde matematiksel bir oranlama yöntemi benimsemiştir. Bu yönteme göre; "Tasfiyeye konu malın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir" (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2024/4305-2025/2817-18.03.2025).

Hesaplama adımlarına ise aşağıda yer verilmiştir :

1-Borç Oranının Belirlenmesi: "öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının, toplam kredi borcuna oranı bulunur."

2-Satın Alım Bedeline Oranlama: "Sonra bulunan bu kredi borç oranının, taşınmazın toplam satın alım bedeli karşısındaki oranına dönüşümü gerçekleştirilir."

3-Güncel Değerle Çarpım: "Tespit edilen bu oranın, taşınmazın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmasıyla borç miktarı belirlenir" (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2023/531-2024/892-15.02.2024).

4-Artık Değerin Tespiti: Belirlenen bu borç miktarı, malın tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşülür. Kalan miktar üzerinden TMK Madde 236/1 uyarınca "Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar."

Görüldüğü gibi  evlilik birliği içinde ödenen kredi taksitleri, aksi ispat edilmedikçe edinilmiş maldan karşılanmış sayılır. Bu nedenle, "evlilik birliği içinde ödenen kredi taksit ödemelerinin ise aksi iddia ve ispat edilmediğinden edinilmiş maldan karşılandığının kabulü gerekeceğinden davacının evlilik birliği içinde ödenen kredi taksitleri yönünden sebepsiz zenginleşeceğinden söz edilemez" (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi-2022/4707-2023/3546-04.07.2023).

Ancak, mal rejimi sona erdikten sonra yapılan ödemeler için farklı bir yaklaşım mevcuttur: "mal rejimi sona erdikten sonra kredinin ödenen kısmının ancak genel hükümlere göre istenebileceğinden sadece taşınmazın borcu olduğu gözetilerek" tasfiye gerçekleştirilir (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2016/1655-2018/12966-22.05.2018).

Sonuç olarak; boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yapılan ödemeler edinilmiş mal niteliğinde olup katılma alacağına esas alınırken, bu tarihten sonraki ödemeler dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilmektedir.  (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi-2015/19637-2017/11511-26.09.2017).

 

Av.Deniz Pırıl Akcan

 
 
 

Yorumlar


1603809952502.jpg
  • LinkedIn
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
bottom of page