top of page

5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU KAPSAMINDA ESER SAHİBİNİN MALİ VE MANEVİ HAKLARI

  • Yazarın fotoğrafı: Barış Kaşka
    Barış Kaşka
  • 13 Kas 2025
  • 8 dakikada okunur

Hakkın Kapsamı

 

Yasa koyucu, yaratıcının eserinden doğan haklarını hem ekonomik hem manevi anlamda temin etmektedir. Eser sahibinin mali ve manevi hakları olarak adlandırılan bu haklar, FSEK tecavüz eylemleri, suç eylemleri ile desteklenmektedir. Mali haklar, FSEK 21 ve devam hükümlerinde düzenlenen çoğaltma, yayma, işleme, temsil, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlar ile kamuya iletim hakkı ile pay ve takip hakkı olarak sıralanabilir. Ayrıca eser sahipliği, mali ve manevi hakların toplamından oluşan bir bütün olduğundan devredilemez. Şöyle ki; manevi haklar, mali hakların aksine devre konu edilemez bu vesileyle eser sahipliği de tümden devre konu edilemez.

 

A. Mali Haklar

 

Genel olarak eser sahibinin mali hakları FSEK 20. madde ile düzenlenmiş olup bu haklardan yararlanma hakkı münhasıran eser sahibine tanınmıştır. Yine bu hakların birbirine bağlı olmaksızın kullanılabileceği kanunda öngörülmüştür.

 

FSEK 20 – Mali Haklar

“Henüz alenileşmemiş bir eserden her ne şekil ve tarzda olursa olsun faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Alenileşmiş bir eserden eser sahibine münhasıran tanınan faydalanma hakkı, bu Kanunda mali hak olarak gösterilenlerden ibarettir. Mali haklar birbirine bağlı değildir. Bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmez.”

 

  1. Çoğaltma Hakkı (Reproduction)

 

Tüm mali haklar çoğaltma hakkından doğmuştur. Telif hakkı çoğaltma ile somutlaşarak hayat bulur, çoğaltan ile bu yetkiyi tanıyanın eserden yararlanmalarını sağlar. Fikri hak veya telif hakkı, korunan bir eserin hak sahibi dışındakilerin kullanımını sınırlamaktadır. “Copyright” sözcüğünün ifade ettiği gibi bu kısıtlama o eserin kopyalanması, çoğaltılması hakkına ilişkin bir sınırlamayı anlatmaktadır. Telif hakkı konusu olan eserin sahibinin izni olmadan çoğaltılması, yeniden üretilmesi bir tür tecavüz oluşturmaktadır.

 

FSEK 22 – Çoğaltma Hakkı

“Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir.

Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar.”

 

  1. Yayma Hakkı

 

Çoğaltılmış eser nüshalarının ticarete konması, dağıtılması yayma hakkının konusu olup, eser sahibinin münhasır yetkileri arasındadır. FSEK 23 uyarınca eser nüshalarının kiralanması, ödünç verilmesi, satılması veya bedelsiz verilmesi, trampa edilmesi eser sahibinin iznine bağlıdır. Yayma, eserin çoğaltılıp satışa verilmesi ile somutlaşır. Mali haklardan yayma hakkının kullanılabilmesi için, çoğu kez eserin kamuya sunulmasına ilişkin manevi hakkın da devri gerekir.

 

Çoğaltma ve yaymanın ayrı ayrı düzenlenmiş olmasının pratik yararına ilişkin olarak örneğin daha önceden belli sayıda çoğaltılmış olan nüshalar için salt yayma hakkı devredilebilir. Bu durumda yayma hakkını devrealan, söz konusu miktarı, üzerinde sözleşme yapılmış olan miktarı yayar, ayrıca çoğaltma yapamaz. Yine eser sahibinin izni ile yurt dışında çoğaltılmış olan nüshaların yurda sokulmasında bunlardan yayma yoluyla yararlanma hakkı eser sahibine aittir.

 

FSEK 23 – Yayma Hakkı

“Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, kiralamak, ödünç vermek, satışa çıkarmak veya diğer yollarla dağıtmak hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eser sahibinin izniyle yurt dışında çoğaltılmış nüshaların yurt içine getirilmesi ve bunlardan yayma yoluyla faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Yurt dışında çoğaltılmış nüshalar her ne surette olursa olsun eser sahibinin ve/veya eser sahibinin iznini haiz yayma hakkı sahibinin izni olmaksızın ithal edilemez. Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalmak kaydıyla, belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez. Bir eserin veya çoğaltılmış nüshalarının kiralanması veya ödünç verilmesi şeklinde yayımı, eser sahibinin çoğaltma hakkına zarar verecek şekilde, eserin yaygın kopyalanmasına yol açamaz. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kültür Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle düzenlenir.”

 

  1. İşleme Hakkı

 

İşleme hakkı, manevi hakkı da ilgilendirmekle beraber ekonomik sonuçları olan haklardandır. Kanun uyarınca bir eserden onu işleyerek faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. İşleme bir eserin bir başka eser formuna dönüştürülmesidir. Bu bağlamda tür değişimi, ortaya asıl eserden bağımsız olmayan yeni bir eser çıkardığından asıl eser sahibinin münhasır hakkı söz konusu olur. Yine sahibinin hususiyetini taşıyan işlemeler de eser olarak korumaya tabidir.

 

İşleme hakkını devralan kişi, kendi işlemesi üzerinde mali ve manevi haklara sahip olur. Bununla birlikte, işleme hakkını devralanın bu hakkı üçüncü bir kişiye devredebilmek için eser sahibi veya mirasçılarının onayını alması gerekir. İşleyen, işleme tekniğinin zorunlu kıldığı değişiklikler için hak sahibi olup asıl eser sahibinden izin alması gerekmez.

 

FSEK 21 – İşleme Hakkı

“Bir eserden, onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.”

 

  1. Kiralama ve Ödünç Verme Hakkı

 

Bir eser kiralama yahut kamuya ödünç verme yoluyla da kamuya yayılabilir. Yayma hakkı ilk satışla birlikte tükenmesine karşın kiralama ve kamuya ödünç verme hakları tükenmez, varlığını sürdürür. Kiralama ve ödünç verme haklarının birbirinden farkı, kiralamada bir bedelin söz konusu olması ve kamuya ödünç vermede ise herhangi bir bedel bulunmamasıdır. Kiralama ancak fiziki eser nüshasının devri ile olur. Online aktarma kiralama değildir.

 

  1. Temsil Hakkı (Public Performance)

 

Eser sahibine, FSEK kapsamında temsil hakkı ayrıca tanınmıştır. Bir eserin temsili, onun umuma okunması, çalınması, oynanması, gösterilmesi gibi eylemlerdir. Bu eylemlere izin verme hakkı ya eser sahibine ya da meslek birliğine üye olup bu eser için yetki verdiği takdirde meslek birliğine aittir.

 

Temsilin en belirgin özelliği, eserden kullanıcının yararlanması olgusunun anlık ve geçici oluşu, saklanamamasıdır. Ayrıca yayma hakkı, eserin sabit bir ortamdan kamuya sunulması şeklini oluştururken, temsil, eserin doğrudan doğruya insan idrakine hitap edecek şekilde kamuya sunulmasıdır. Buna göre duyularla algılanabilen eylemler temsil olarak kabul edilir.

 

FSEK 24 – Temsil Hakkı

“Bir eserden, (...) doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir. Temsilin umuma arzedilmek üzere vukubulduğu mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir.

Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzelkişilerce kullanılamaz. Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır.”

 

  1. İşaret ve/veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkı

 

Bu yöntemle; işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim de bir nevi temsil eylemidir. Ancak kullanıcı veya yararlanıcı hedef belirsiz sayıda ve yerde bulunmaktadır.

 

İletim, bir eserin radyo, televizyon, uydu ve kablo gibi telli ve telsiz araçlarla yayın yapan bir kuruluş tarafından kamuya iletilmesi, yeniden iletim ise böyle bir kuruluşun yaptığı iletimi alan iletim kuruluşlarının ikinci el olarak umuma iletmeleridir. İletimin analog veya dijital olması eser sahibi açısından fark etmez. Eserin bu araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı münhasıran eser sahibine aittir.

 

FSEK 25- İşaret ve/veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim Hakkı

“Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir. Eser sahibi, eserinin aslı ya da çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda eserine erişimini sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına da sahiptir. Bu madde ile düzenlenen umuma iletim yoluyla eserlerin dağıtım ve sunumu eser sahibinin yayma hakkını ihlal etmez.”

 

B. Manevi Haklar

 

Manevi haklar sınırlı sayılıdırlar. Yasada sayılanlar dışında manevi hak ileri sürülemez. Ancak eser sahibi gereğinde kişilik hukukundan doğan haklarına başvurabilir.

 

  1. Kamuya Arz Hakkı

 

Eseri kamuya sunma eylemi, eserim niteliğine olduğuna göre değişmekle beraber sonuç olarak aleniyet kazanmasıdır. Kamuya sunma yayınlama, gösterilme, sergileme, sahneleme gibi eylemlerle gerçekleşir.

 

Bir sözleşme ilişkisinde eser, sahibinin sözleşmede öngördüğü zaman ve biçimden ayrılarak kamuya arz edilirse manevi hak ihlali söz konusu olur. Mali hakkı devreden eser sahibi kamuya sunma hakkını da verdiği halde eğer kamuya sunuş onur ve itibarını zedeleyici ise, men yetkisini yine kullanabilir.

 

Eğer eylemci ihlaliyle eser sahibinin onurunu ve itibarını zedelemişse manevi haklar, kamuya arzın önceden yapılmış sözleşmeye uygun kullanılmadığını gösterir. Kamuya sunma ve diğer manevi haklar eser sahibinin kişiliğine sıkı surette bağlı haklardan olduklarından sınırlandırılmaları da sözleşme serbestisinin içinde değildir. Manevi haklar, yasanın izin verdiğinden daha fazla sınırlandırılamazlar ve önceden vazgeçmeye konu olamazlar.

 

FSEK 14- Umuma arz salahiyeti:

“Bir eserin umuma arzedilip edilmemesini, yayımlanma zamanını ve tarzını munhasıran eser sahibi tayin eder. Bütünü veya esaslı bir kısmı alenileşmemiş olan, yahut ana hatları her hangi bir suretle henüz umuma tanıtılmıyan bir eserin muhtevası hakkında ancak o eserin sahibi malumat verebilir. Eserin umuma arzedilmesi veya yayımlanma tarzı, sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek mahiyette ise eser sahibi, başkasına yazılı izin vermiş olsa bile eserin gerek aslının gerek işlenmiş şeklinin umuma tanıtılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Menetme yetkisinden sözleşme ile vazgeçmek hükümsüzdür. Diğer tarafın tazminat hakkı saklıdır.”

 

  1. Eser Sahibi Olarak Tanınma (Adın Belirtilmesi) Hakkı

 

Eser sahibi, eserinin sahibi olarak tanınma hakkına sahip olduğu gibi isterse adın eserinde belirtilmemesini de öngörebilir. Buna dayalı olarak bir başka eserden yararlanan eser sahipleri de alıntı yaptıkları eser için kaynak göstermek zorundadır. Elbette, esere adının konması, eser sahibinin açık istemini gerektirmemektedir. Mutad olan, adın konması olup, açıkça istemese de eserin sahibinin adı ile kamuya arz edilmesi ve yayınlanmasıdır.

 

FSEK 15- Adın belirtilmesi salahiyeti

“Eseri, sahibinin adı veya müstear adı ile yahut adsız olarak, umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti munhasıran eser sahibine aittir. Bir güzel sanat eserinden çoğaltma ile elde edilen kopyelerle bir işlenmenin aslı veya çoğaltılmış nüshaları üzerinde asıl eser sahibinin ad veya alametinin, kararlaştırılan veya adet olan şekilde belirtilmesi ve vücuda getirilen eserin bir kopya veya işlenme olduğunun açıkça gösterilmesi şarttır. Bir eserin kimin tarafından vücuda getirildiği ihtilaflı ise, yahut her hangi bir kimse eserin sahibi olduğunu iddia etmekte ise, hakiki sahibi, hakkının tespitini mahkemeden isteyebilir. Eser niteliğindeki mimari yapılarda, yazılı istem üzerine eserin görülen bir yerine eser sahibinin uygun göreceği malzeme ile silinmeyecek biçimde eser sahibinin adı yazılır.”

 

  1. Eserin Bütünlüğünü İsteme, Değişiklik Yapılmasını Önleme Hakkı

 

Eser şekil ve içerik olarak bir bütünlük oluşturur. Eser sahibi eserinin oluşturduğu bütünlüğün bozulmamasını isteme ve sağlama yönünde yetkilere sahiptir. Bunun için eser sahibi eserinde değişiklik yapılmasını, eklemeler veya çıkarmalar yapılmasını men edebilir. Bu tip eylemlerin eserin hususiyetini etkileyeceği be bozabileceği açıktır. Eserin tamamında veya bir kısmında yapılabilecek değişiklik onun hususiyetini etkileyebilir. Bu nedenle, bu tür eylemler eser sahibinin izin vermesi halinde yapılabilir, bu da manevi hakkın konusu olup; eser sahibine sıkı surette bağlıdır.

 

 

FSEK 16 - Eserde değişiklik yapılmasını menetmek

“Eser sahibinin izni olmadıkça eserde veyahut eser sahibinin adında kısaltmalar, ekleme ve başka değiştirmeler yapılamaz. Kanunun veya eser sahibinin müsaadesiyle bir eseri işliyen, umuma arzeden, çoğaltan, yayımlıyan, temsil eden veya başka bir suretle yayan kimse; işleme, çoğaltma, temsil veya yayım tekniği icabı zaruri görülen değiştirmeleri eser sahibinin hususi bir izni olmaksızın da yapabilir. Eser sahibi kayıtsız ve şartsız olarak yazılı izin vermiş olsa bile şeref ve itibarını zedeleyen veya eserin mahiyet ve hususiyetlerini bozan her türlü değiştirilmeleri menedebilir. Menetme yetkisinden bu hususta sözleşme yapılmış olsa bile vazgeçmek hükümsüzdür.”

 

  1. Eserin Aslına Ulaşma Hakkı

 

Fikri ürün sabitlendiği şeyden farklı bir oluşum olarak cisimlenmeye rağmen soyut kalmaya devam eder. Bu bakımdan fikir ve sanat eserleri, üzerinde somutlaştıkları maddi maldan ayrı bir varlığa sahiptir. Böylece eserin bir başka kimsenin elinde olması, yaratıcısının eser sahipliğinden doğan haklarını etkilemez. Yasa gereği eser sahibi, yasada öngörülen eserlerin asıllarına geçici bir süre için ulaşma ve kullanma hakkına sahiptir.

 

FSEK 17 - Eser sahibinin zilyed ve malike karşı hakları

“Eser sahibi, gerekli durumlarda, aslın maliki ve zilyedinden, koruma şartlarını yerine getirmek kaydıyla, 4 üncü maddenin 1 inci ve 2 nci bentlerinde sayılan güzel sanat eserlerinin ve 2 nci maddenin 1 inci bendinde ve 3 üncü maddede sayılıp da yazarlarla bestecilerin el yazısıyla yazılmış eserlerinin asıllarından geçici bir süre için yararlanmayı talep etme hakkına sahiptir. Eser sahibinin bu hakkı, bu eserlerin ticaretini yapanlar tarafından eseri satın alan veya elde eden kişilere müzayede ve satış kataloğu veya ilgili belgeler ile açıklanır. Aslın maliki, eser sahibi ile yapmış olduğu sözleşme şartlarına göre eser üzerinde tasarruf edebilir. Ancak eseri bozamaz ve yok edemez ve eser sahibinin haklarına zarar veremez. Eserin tek ve özgün olması durumunda eser sahibi, kendisine ait tüm dönemleri kapsayan çalışma ve sergilerde kullanmak amacıyla, koruma şartlarını yerine getirerek iade edilmek üzere eseri isteyebilir.”


Av.Pırıl Akcan

 
 
 

Yorumlar


1603809952502.jpg
  • LinkedIn
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
bottom of page